Fil Olayı Nedir?

fil-olayi.jpg



Kaynak : Vikipedi / www.vikipedi.com

Himyeli devletinin yıkılmasının ardından Habeşlilerce yemen bölgesini yönetmek üzere valiler görevlendirilmiştir. Ancak istikrarı sağlayamayan valilerin yerine bölgeyi Ernat işgal etdi. Daha sonra Ernatın komutanlarından olan 
Ebrehe  ile arası açıldı ve  Ebrehe  yönetimi ele geçirdi. Ebrehe yönetimi sırasında bölgedeki nufuzunu arttırmış ve bölgede hristiyan yapılanmasını arttırmıştı. Ünlü maarib seddini dahi onartıp güçlenmeye başlamıştı. El-Kulleys adlı oldukça büyük bir kilise inşaa ettirdi. Bu dönemden sonra bir işgal dalgası başladı.

Ebrehenin amacı kabeye hacca giden kişilerin bunun yerine Yemene gelerek onun tapınağını ziyaret etmelerini istemesidir. Bu amaçla kabeye yıkmayı amaçlamaktadır. Kabeyi kuşatan  Ebrehe bir sabah uyandığında ordusunun yarısının yok olduğunu gördü. Teologlar ve tarihçiler bunu farklı yorumlamaktadırlar. Teologlara göre kutsal kuşlar olan ebabiller bu filler küçük taşlarla bertaraf etmiştir. Tarihçiler ise bunun bir hastalıkla başlayıp ordunun yok olmuş olabileceğini öne sürebilmektedir. Bu olaydan sonra kuşatmadan vazgeçen Ebrehe yemene geri dönmüştü..(Kaynak: Vikipedi)..

_________________________________________________________________________________________

Kaynak : Diyanet İşleri Bakanlığı / www.diyanet.gov.tr

Habeşistan Kırallığı'nın Yemen Vâlisi Ebrehe, Hristiyanlığı Arabistan'da yaymak ve Arapları Kâbe ziyâretinden vazgeçirmek için, San'a'da muhteşem bir kilise yaptırmıştı. Fakat, Araplardan bu kiliseye ilgi gösteren olmadı. Üstelik, Kinâne Kabîlesi'nden bir Arap, bir gece gizlice kilise içine pisledi. Ebrehe bunu bahâne ederek büyük bir ordu ile Kâbe'yi yıkmak üzere Mekke üzerine yürüdü. Arapların bu orduya karşı koyabilecek güçleri yoktu. Mekkeliler şehri boşaltarak etraftaki dağlara çekildiler.

Ebrehe, Mekke yakınlarında karargâhını kurdu. Kureyş Kabîlesinin reisi olan Abdülmuttalib'e elçi göndererek, kan dökmek üzere değil, sâdece Kâbe'yi yıkmak için geldiğini bildirdi. Bu esnâda Ebrehe'nin öncü kuvvetleri Mekkelilerin sürülerini yağmalayıp ordugâha götürmüşlerdi. Bunlar arasında Abdülmuttalib'in de yüz devesi vardı. Abdülmuttalib, Ebrehe'ye giderek yağmalanan sürülerin geri verilmesini istedi. 
Ebrehe:
-"Ben, Kâbe'yi yıkmamam için ricâya geldiğini sanmıştım. Görüyorum ki sen, develerinin derdindesin, bunu sana yakıştıramadım..." deyince, Abdülmuttalib büyük bir vakarla:
-" Ben, develerin sâhibiyim, onları istiyorum. Kâbe'nin de sâhibi var. O'nu sâhibi koruyacaktır" diye cevap vermişti. Bu cevap karşısında Ebrehe, Abdülmuttalib'in develerini ve Mekkelilerin yağmalanan bütün mallarını geri verdi.
Kur'an-ı Kerîm'de de açıklandığı üzere, Ebrehe amacına ulaşamadı. Kâbe'yi yıkmak üzere hücûma geçileceği sırada, Ebrehe'nin her seferinde berâberinde bulundurduğu Mamut adlı büyük fil ile diğer filler her türlü çabaya rağmen, diz çöküp oldukları yerde kaldılar; Kâbe cihetine yürümediler. Bu esnâda gök yüzünde beliren sürü sürü kuşlar, ağızlarında ve pençelerinde taşıdıkları küçük taşları Kâbe'ye hücûma hazırlanan askerlerin üzerine bıraktılar. Ebrehe'nin büyük ordusu bir anda perişan oldu.(17) Büyük bir kısmı orada telef oldu. Kaçıp kurtulabilen askerlerin bir kısmı ile Ebrehe San'a'ya döndü ise de, yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak çok geçmeden öldü.
Ordu'nun önünde yürüyen filler sebebiyle, tarihte bu hâdiseye "Fil Vak'ası", bu olayın meydana geldiği seneye de "Fil Yılı" denilmiştir.
(17) "Kâbe'yi yıkmağa gelen fil sâhiplerine, Rabbinin ne ettiğini görmedin mi? Onların kötü plânlarını (hile ve düzenlerini) boşa çıkarmadı mı? Onların üzerine sert taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Sonunda onları yenilmiş ekin yaprağı gibi yapıverdi". (Fil Sûresi, 1-5)

Rasûlllah (s.a.s.) Efendimiz, Fil Vak'ası'ndan 52 gün kadar sonra dünyaya geldiği için bu olayı görmemişti. Fakat bu Sûre indiği esnâda bu olay o kadar iyi biliniyordu ki, hayatta olanlardan, olayı görmemiş olanlar da sanki görenler kadar olaydan haberdardı. Bu sebeple Hz. Muhammed (s.a.s.) olay sırasında henüz dünyaya gelmemiş olduğu halde "görmedin mi?" buyrulmaktadır. Burada görmek , "bilmek ve duymak" anlamında kullanılmıştır.

Devam
Döviz Kuru Değiştir